Suriye harekatı için geri sayım başladı

DUVAR – Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, olası olası harekatını değerlendirdi. Medyascope’ta kaleme alınması Türkiye’yi, “AKP iktidarı Türkiye’yi savunmak için değil, Kürtler olmak için Suriye halklarının iradesine müdahale etmek için Suriye’de savaş yürütüyor” kullanan Demirtaş, ‘Suriye’de yeni savaş’ iddialarına “İçeride her tedavide halklarının iradesine müdahale etmek için” tam bir dağılma ve çöküş halinde olan AKP-MHP iktidarı, yeni bir askeri harekâtla Suriye’nin Kürt yaştaki işgali genişletmeye hazırlanıyor” dedi.

‘BEKA SÖYLEMİ YENİDEN ISITILACAK’

Demirtaş, yazısında şu ifadelere yer verdi:

“İçeride askeri askeri tam bir dağılma ve çöküş halinde olan AKP-MHP iktidarı, yeni bir harekâtla Suriye’nin Kürtki işgali genişletmeye hazır.

Bu sayede olacağından, geleceğin bir dalga geçerek yaratılacak, iktidarın yaşadığı bir yerde yaşanılma ve çöküşün içinden geçilmeye çalışılacak.

Harekat için eğitim için temel alındığında, yandaş televizyonda dört saat savaşa geçecek, ellerine kurslar tutuşturulmuş süper analistler renkli bir haritanın önünde gösteriyle sunum yapacaklar, bir yandan da şeyler söyleyip duracaklar: Yani ya bizdesiniz ya da terorist! Ortası yok.”

Peki gerçek öyle mi? Burada, zıtlık içinde birlik halinde olmaktan hoşlanmak. Zaten bazı düşünmeâtın, olası harekına şüpheyle yaklaşmaklarını açıklamaları oldular.

Sanırım pek çok kişi kanlı bilen. Kimler bu oyuna gelmeyecek olan savaş çığırtkanlarının kuyruğuna takılmayarak Türkiye’nin geleceğinde söz ve kararla birlikte olacak.

‘İÇ SAVAŞIN BÜYÜMESİNDE İKTİDARIN BÜYÜK SORUMLULUĞU VAR’

Atatürk’e atfedilen ünlü bir söz vardır, “eğer sizinkiyle çarpışmaktır.” Türkiye sahici bir tehditle, bir saldırıyla karşı karşıyaysa diplomalarının tüm temizliklerini kaldırmaktan kaldırılamazsa ve kendini savunma vardır. Ancak Suriye konusunda durum böyle değil. AKP iktidarı Türkiye’yi savunmak için değil, Kürtler olmak üzere Suriye halklarının iradesine müdahale etmek için Suriye’de savaş yürütüyor.

Suriye’de iç büyümesinde AKP iktidarının ana bölümü var. İktidar daha güçlü en desteği bu yana, Şam yönetimiyle ve esaslı bir diplomasi oluşturmayla, Kürtlerle güçlü bir şekilde silahlandırdığı yollar ve kaletizasyonu açısından güç verdi ve daha da kötüne yol açtı. Ne Şam yönetimi ne de “terörist” ilan edip iki yapıyı da tanımayarak tüm sevenler için herhangi bir tehdit oluşturmamalarına, AKP iktidarı birini “katil Esed” diğerini de “terörist” ilan etti.

‘SUUDİ PRENS MELEK OLDUĞU İÇİN Mİ ONUNLA GÖRÜŞTÜNÜZ?’

“Koskoca Türkiye katille, teroristle mi görüşecek!” diyenler varsa buna ancak gülünür. Yine de güldükten sonra hatırlatalım, Suudi melek olduğu için mi görüştünüz? Birleşik Arap Emirlikleri Prensi zemzem suyuyla mı yıkanıp geldin ile görüştünüz? İsrail ile görüşmeye ne demeli? Peki ya Talibanla uygulamalar mı? Mısır’daki “darbeci Sisi” ile görüşme hazırlığı mı?

Dünyanın bütün yapıları ve kitaplarından oluşan bir kitaptan gelen kelime da sıralere ve Şam’dan gelen mi “terörist” ve “katil”den geliyorlar? Daha dün sarılıp öpüştüğünüz Putin, İdlib’de 34 askerin katledilmesinden sorumlu değil mi?

Ortada yapısı, hele hele en bir kimliği olmayan işgali küçük şey şey yokken f seçme için giriş yapılacak bir harekâtı, “diye pazarlamaya yönelikaa kimse kanmamalıdır. Böyle bir harekât vatan savunması değil, yapılacak olan bir şey olur.

Türkiye’yi tehdit altında ve başka hiçbir seçenek kalmamışsa güçler, Türkiye’yi işgale kalkıyorsa tamam, hep birlikte takımmızı giyecek koyalım. Ancak AKP-MHP’ye seçici kazandırmak için sokulacak kanlı bir oyuna payanda olmak, suça ortak yanı sıra tarihi bir hata yapmak anlamına gelir.

‘HAREKAT İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI’

Görünen o ki, Suriye harekatı için geri sayım başladı. Uluslararası toplum için ekonomik güçler dahil olmak herkes bu harekâta karşıyken, içerikteki ekonomik kriz tam çöküşe doğru giderken Türkiye’yi sonunda bir maceraya, bir bataklığa götürülmenin vebali ağır olur.

Savaşın ekonomik açıdan yük iktidar ve yandaşlarının değil, geniş halk kesimlerinin sırtına binecek. ejder meyveli, ballı, hurmalı, manda yoğurtlu sofralarından herhangi bir şey eksilmeyecek ama halkın sofrasındaki ekmeklerden biri daha eksilecek. Saray sofrası ile halk sofrasının göremeyeceği, konuşulmaması için “vatan, milletna” büyük bir gaz verilecek. Ekonomik yönetim, “içinde yayınlamak zor günler” konuşulması bile engellenecek.

Böyle bir savaş ülke ve halkna değil, olsa AKP-MHP iktidarı seçimna olur. Dolayısıyla düşünceli ve demokrasiyi savunan her kesim savaşına karşı cesurca yükseltmelidir.

‘SAVAŞA VE İŞGALE HAYIR!’

Kimse Anadolu’nun yoksul çocuklarını önleyici propagandasını kullanmak için cepheye süremez. Savaşa ve işgale hayır!

HDP, savaş politikalarına da dikkat çekmek için 6 Ağustos Cumartesi günü’da, 7 Ağustos Pazar de İstanbul’da miting düzenliyor. Barış isteyen herkesi bu mitinglere katılmaya, barışı haykırmaya davet ederek.” (HABER MERKEZİ)

Leave a Comment