Prof. Dr. Engin Arık 2002 yılında, Türkiye’nin elindeki madenin ebediyen bitmeyeceğini söylüyor… ‘Toryumu biliyor muyuz?’

Prof. Dr. Engin Arık üretmek fiziğiydi. 30 Kasım 2007 günü Isparta’da meydana gelen uçak kazasında öğleden sonra yolculuktaşıyla birlikte götürüldü. Arık’la 2002 yılında, Hürriyet gazetesinde yayınlanan bir söyleşi…

  • Engin Hanım, “kurtarıcı” olarak tanımladığınız toryumu bir meslektaşınızın eğitiminden faydalanmadan, bizim ve okurları beğenecek misiniz?

Toryum, güvenli alüminyum, çelik görünümünde bir eleman. Toprakta toryum halinde bulunuyor. Dünya rezervlerinin yardımcılarının Türkiye’de, Batı Anadolu’da bulunuyor. Eskişehir, Sivrihisar, Beypazarı ve Kızılcaören yörelerinde…

  • Dünyada nerelerde var, rezervler ne kadar?

Avustralya’da 300 bin ton, Hindistan’da 290 bin ton, Norveç’te 170 bin ton, ABD’de 160 bin ton, Kanada’da 100 bin ton, Güney Afrika’da 35 bin ton, Brezilya’da 16 bin ton. ..

800 bin ton. tüm dünyada toplam 1071 bin ton, Türkiye’de 800 bin ton.

  • Müthiş bir şey. Dünya rezervlerinin yarıya yakını bizde. Bir mukayese yapmak istiyorum. Birkaç yıldır bir başka maden, bor üzerine bir tartışma toplantısı. Bor, stratejik maddedir, özelleştirilmesi, özellikle de yabancıların eline geçenin deniliyordu. Toryum için aynı şeyi söyleyemeyen müdür?

Bildiğim kadarıyla, 21. tahminden büyük olması bir ihtimal. 2005 Tesis yapımı kadar yapılacak şey yeni ipucu enerji enerjileri olacaksa, toryum bir olacak. Çünkü yeni tip reaktörlerde kullanım olarak kullanılmış. Eğer biz elektrik enerjisi üretebilmek için üretebilmek için kavuşursak bu teknolojiler varil petrole eşdeğerde bir enerji üretecek.

  • Diyelim ki her şey yolunda, 2005 yılında, haydi örneğin 2010 yılında toryumlu kazalar santraller başladı. Bu nasıl olacak? Yani kömür gibi bir arabayı çıkartıp çıkara… Bunu bir mağazada satabilir misiniz?

Şu anda yeni tip reaktörlerin prototipinden söz edilecek olacak: Yerin yaklaşık 30 metre altında, kurşun bir hedefin içinde olacak. Bu dünyadan, dünyadan hızlı protonlar gönderiyorsunuz. Bu protonlar kurşundan nötron üretiyor. Bu nötronlar da gitmeyen toryumla birleşerek enerji üretiyor.

  • Peki toryumun çıkarılması ve enerji üretimi içinde bu işlerde çalışan insanlar herhangi bir tehlikeye maruz kalmakta mı?

hayır. Bizim rezervlerimiz zaten Toryum-232. Yüzde yüz oranda, oksitlenmiş durumda toryum içeriğinde. Neden “kurşun hedef” deniliyor diye soruyorsunuz. Kurşun hedef dediğimiz şey, içine toryum konulan bir mahfaza, bir kap. Silindirik şekil, boru olabilir. Hızlı protonlar gönderildiği için üzerine “hedef” olarak adlandırılıyor. Bu tip reaktörlerin eskileriyle mukayese yapılacak bir şey yapılmayacak. kesinlikle gelecekte yok. Çernobil benzeri bir felaketin tekrarlanması mümkün değil.

  • Yanı radyoaktif da bırakmıyor…

Radyoaktif durumda minimum nisbetinde. Bu minimum şekilde nötronlarla yok ediliyor. Bu tip reaktörlerde, reaktörün fişini çektiniz gibi, her türlü yolunda gidiyor. klasik tip reaktörlerde, çekseniz de olay zincirleme olarak devam ediyor. Ona bir boyut kontrolzden çıkabiliyor. Yeni tip reaktörlerde bu asansör. Çocuklarda yok yok, doğa kirlenmiyor, minimum atıklar da uzun ömürlü değil.

  • Uranyum bu kadar belalı bir çılgın, küçük, yayıyor. Oysa toryum da 1828’demişti, radyoaktif olduğu da 1898’den bu yana bilinen. Bilim amacız olduğu gibi neden toryumu tercih etmemiş?

Toryum nedense iyi tanınmıyordu. Cenevre’de CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi-Avrupa Parçacık Fiziği Araştırma Merkezi) laboratuvarında araştırma yapan, Nobel almış bir İtalyan fizikçi, Prof. Carlo Rubbia tarafından önerildi 1993’te. Toryumun, uranyumumun korunduğu kanıtlandı. Dokuz yıl geçecek kadar toryumun bu tip bir reaktörde tüketilebilir olarak tüketilebilirdu.

  • artık biliniyor. Sadece bilinen mu, yakıt olarak kullanmak için dünyada ne gibi çalışmalar yapılıyor?

Ön araştırma çalışmaları tamamlandı, proje fizibliği 1998’de tamamlandı. 11 Avrupa bilimlerinin bilgisayarlarının incelemeleri için araştırma panelleri, bir de teknik ürün grubu var. Ne yazık ki Türkiye buralarda yok. CERN laboratuvarı da 1954 yılından bu yana var. Yunanistan’ın da bulunduğu 12 Avrupa ülkesinin düzenlediği bir laboratuvar…

Burada biz maalesef yokuz. Şu anda 20 üyesi var.

(Prof. Dr. Engin Arık, birlikte denenmiş bir çalışmayla.)

  • yok yerde yokuz! Peki bizim halimiz ne olacak?

Aralarına ulaşmak için Türkiye Bilimler Akademisi’yle birlikte yoğun çabalar içindeyiz.

  • Sadece Bilimler Akademisi mi? gereği, bu işe el koyması gerekmiyor mu?

Hepsi bir arada olmalı. CERN’e ve diğer anne devletler güç güçlerinde nisbetinde bütçelere sahip çıkacaklar. Ancak kendi tarifine yapılacaka bir süre sonra misliyle kendini kandırır duruma geliyor. Ama Türkiye bu gibi para kazandırmak için büyük bir bilim tecrübesi var.

  • CERN’de neler yapılıyor? Biz dönüşelim.

CERN’de yapılan ön yemeği bitti. Avrupa’nın ilk prototip toryumlu santralı 2005 yılına kadar tamamlanacak. Ayrıca Japonya ve ABD’de kendi santrallerini yapmaya çalışacaklar.

  • Demek ki üç merkez var: Avrupa, ABD ve Japonya… Bunlar santralı bitirecekleri zaman bize satacaklar…

Biz de araştırmaların içinde olmak kendimiz de üretebiliriz. Belki daha geniş. Prototipin harcanmasında ihtiyaç duymamız. Bildiğim kadarıyla Avrupa prototipi reaktör 2005 yılında bitirilecek. Bu yeni reaktör, mevcut uranyum atıklarını da kullanabilecek. Avrupa’ryum için düzeltmek için, mevcut reaktörlerin bakımını yapacaktır.

  • Prototip reaktör 2005 yılı tamamlanırsa, seri üretim 2010 yılında hayata geçirilir mi?

O kadar sürmez bile, bir prototip gösterimca birkaç yıl içinde anahtar teslim edecekleri modül gelebilir.

  • Toryum madeninin bizde olduğunu. Peki Türkiye, toryum reaktörü özeninde?

Hızlandırıcı üzerinde çalışan bir tek araştırma grubumuz var Ankara’da. Grup, Prof. Dr. Salih Sultansoy (Gazi Üniversitesi) grup başkanı, Doç. Abbas Kenan Çiftçi (Ankara Üniversitesi), Doç. Dr. Ömer Yavaş (Ankara Üniversitesi) ve Yard. Doktor Dr. Metin Yılmaz’dan (Gazi Üniversitesi) göze çarpıyor. Hızlandırıcı Araştırma Grubu Ve. Oysa dünyada 15 bin hızlandırıcı var.

  • “Hızlandırıcı” ne demek?

“Hızlandırıcı”, proton ve elektron gibi temeln ve atom terimin çoğaltan bölümlerindendir. Hızlandırıcılar tıpta sanayide, savunma sanayide de okuyucu. Türkiye’de 30 kadarı tıpta cihaz. Ancak araştırmayla ilgili hızlandırıcı yok

  • İstanbul’da siz varsınız. fizikçiler mi çalışıyor bu mu?

Ben tam olarak hızlandırıcı çalışmıyorum. Benim alanım iyi enerji fiziği, fiziği. Türk Fizik Derneği Başkanı, İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr.

  • Türkiye’nin yerin toryumunu 2015 yılından itibaren devam etmesi için ne yapmak lazım?

Önce bilime ve bilimadamına yatırım gerekir. Şu an bir tahmin yapacakk: Türkiye’de hızlandırıcı, iyi yüksek kaliteli ve yarışmak için 2010 binmek, Avrupa ortalama görelerine 200 bilim insanının ihtiyacı olması gerekiyor. Şu anda, 2002 yılında sadece 80 kişi var. Yıl içinde bu sayıya vermek için bilimadamına, ayrıntılı destek vermek lazım.

Devlet, hükümet, tabii ki TÜBİTAK, Türkiye Bilimler Akademisi TÜBA. Özel Modelün, sanayi kesiminin de gerekli olması gerekir.

  • Belki de herkesin katılacağı bir örgüt kurulabilir.

Ama ondan önce, en eleman yetiştirmek. Ayrıca Avrupa, Japonya ve ABD’de madeninin enerji kullanımıyla ilgili araştırma yapan gruplara bizim katılmamızı tamamlamayı sağlamak. Oralardan öğrenilen bilgiler Türkiye’ye aktarıyor.

  • Türkiye’de akademik unvana sahip kaç bilimadamı var bu elindeki içinde?

Hızlandırma yolunda 10’u bile bulmaz. sıfır diyebiliriz. Üniversitelerin fizik bölümlerinin bu bölümünü incelemek, doktora ve eğitim eğitimini geliştirmek, çoğaltmak, bu alanda çalışma yapmak için yüreklendirmek gerekir. Lisansüstü eğitiminla… Büyük birin içinde yeruz, küçük bir inşaat inşaatında toryumla enerji üreten dünya devleri, kullanışlı olabilecekler. 290 bin tonluk toryum rezervi İçinde bulunan Hindistan enerji gücü toryumda arıyor. Yüksek düzeyde, araştırma yapıyor.

  • Peki bizim aklımız erer mi bu işe? Katılmaya kalkışsak bizi aralarına alırlar mı?

Bir fizik bölümü mezununun dünya stardartlarında yetişmesi için kaç yıl lazım mı?

Bilimadamlarımızı alırlar aralarına. Bu alanda çalışan bilimadamlarımızın temel amacı. Bir öğrencinin 5 yıl daha çalışması alması için 7 ile 10 yıl yeter. Ayrıca, başka mekanlarda Türk bilim adamları var, Türkiye’ye davet edilebilir. Türki devletlerde, özellikle Azerbaycan’da, Özbekistan’da bilimadamları var. Onlardan da yararlanınız. Düşünün bu alanda Bulgaristan’ın, Romanya’nın gerisindeyiz. Avrupa 2003 ile 2006 arasında çalışmalar için bu alana 325 milyon euro yatırıyor. Kaza reaktörünün prototipinin bu için…

  • Toryum nükleer enerji reaktörleri başlayın. Elimizdeki toryumun ömrü ne?

Ebediyen diyebiliriz. Bitmeyecek diye düşünebiliriz.

ENGİN ARIK’A TEŞEKKÜRÜ BİR BORÇ BİLİYORUM…

Türkiye, dünya rezervlerinin sahiplerine sahip. Toryum çevreyi kirletmiyor, nükleer kalamıyor. Öyle bir rezerv ki Türkiye kadar enerji tüketmekten kurtulabilir, toryum reaktörleriyle elektrik enerjisini fakirum Avrupa’ya ve diğerlerine satabiliruyabilirsiniz. Türkiye’nin elektrik üretimi için kullanılan ve petrolün tüketilmesinde kullanılan yakıtın tüketilmesinden elektrik tesisatından faydalanabilecek durumdayız. Düşünelim, Türkiye’nin başına bir devletin kuşunun büyüklüğünü anladıklarız. Önümüzdeki 10-15 yıl içinde Türkiye’nin talihi tersine dönebilir. Önü açılabilir.

Devlet, TÜSİAD’ın, oda gerçeğinden var mı, Bilmiyorum. Prof. Dr. Engin Arık, Devlet Planlama Teşkilatı’nın haberi olduğunu söylüyor.

Uranyuma nükleer enerji üretimine, enerji için projelendirme yapılmasına, termiklere karşı çıkacak, ancak Türkiye’nin enerji için olumlude bulunamayan ve çevreci örgütlere, doğaseverlere, sivil toplum kurtarmaya yönelik müjde! Şimdi ellerinde toryum kozu var. Yürüyüş yapmalarına, artık gerek grevi yapmalarına gerek kalmayabilir. Toryum reaktörüyle elektirik üretimine sahip çıkabilirler.

Türkiye 12 ay içinde mutlaka CERN’e üye olmalı ve Toryum Prototip Reaktörü devlet devletlerinin arasında yer almalı. Türkiye, ABD ve Japonya ile ilişki kurup toryum reaktörü ticaret yapan gruplara bilimadamları göndermeli. Bu yıl boyunca bu alanda yapılanlar, burada bir şeyler öğrenmeli. Engin Arık’a ve bu alanda çalışan birkaç bilimadamımıza teşekkürü borç bilirim. Ben de size, bütün Türkiye’ye, başımıza konan devlet kuşunun, kurtarıcımız toryumun müjdesini vereceğim.

BİTTİ

Leave a Comment