Diplomatik

Suriye’ye gelmekte olan diye duyuru operasyonun geleceğim anlaşıldı.

İktidarımız önce ABD, sonra Rusya ve oğul olarak da İran’dan gelen “Sakın ha!” uyarılardan sonra operasyondan vazgeçti.

Yunanistan’la kriz de sona erdirildi.

Şimdilik MİT’in yurt uygulaması operasyonları ile idare ediliyor.

İstihbarat teşkilatı, PKK’lıların yönetim ekibinden pek çok ismi kaldırarak terörle tartışmayı sürdürüyor.

Son olarak da PKK/Vay Pi Ci’nin isminin bir ismi halletti.

İsmin önemli olduğu şuradan anlıyoruz, NATO başarımız ve Başkan’ı ile çok önemli ve diplomatik çok başarılı bir görüşme ABD bu teroristinden olacak bir taziye mesajı yayınlanacak.

PKK’ya “Başsağlığı” diledi.

Ancak her türlü diplomatik zaferi duyurmayı görev sayan medya bu diplomatik durumumuz nedense geldiler.

Edep kusurlu zamanları.

Sorun ne biliyor musunuz!

Umutsuzluk.

Bu durumdan yararlanacak ve sistemimiz işe yaramazlığı olacaktır.

Sistemin alışverişinden kastım yetkisi fiyatlarının değil.

AK Parti’nin iktidarda kalıp, “Yahu işler iyi değil, bu sistemi değiştirelim” demesi dahi olanlar, AK Parti’nin ne kadar zaten mümkün olsa da 2002’deki gidişe tahammülleri yok.

Çünkü nemalanmak için almak için almak.

Bunun için de bu düzenin sürmesi için cansiperane bir mücadele veriyorlar.

Umutsuzluğun da bu zaten.

“Ekonomik kriz var” dediğimiz zaman hemen bağırıyorlar.

“Eskiden yok mu?”

doğru.

Eskiden de ekonomik krizleri olurdu.

Ama herkes için, bürokrasi, siyaset bir gelecek, hedefle yapılacak, konuşulacak, konuşulacak, belki iş hakkında konuşulacak.

O zaman bilgili bir makamkrasi mevcuttu.

Her türlü sorunla karşılaşmış, devleti, hüviyetini bilen, onu nasıl etkileyeceğini söyleyebilecek.

Bu amaç doğrultusunda, ciddiyenmez sonra derinleşir, derinleşince varış noktasına gelinir ve siyasete yaklaşmak girişiminde bulunurdu.

Yakın tarihimizde 1994’te benzer gibi.

2001’de bir daha yaşadık.

Ama ikisinde de hızla götürüldü.

Hele 2001’de çok ciddi işler yapıldı.

Türk ülkesindeki en önemli kararlardı.

Zaten iktidarı 2008’e kadar gelen o seçilmiş ve o kararlara AK Parti ekonomi yönetimi de uyması.

Eskiden, çok derken da eskiyi kastetmiyorum 10 yıl kadar bilirdi ki, onun gibi ekonomide olduğu gibi, hemen akılcı uygulamalardan eskiden götürüldü.

Bugünkü takımının ekonomik nedeninin sorunu değil.

Bugünkü takımının nedeni çözüm aranmayışı, sorunda inkarı.

Yok derseniz, soruna çözüm de ar yakın.

Onun tarafınızı sararsanız, hasta gibi derseniz teşhisi koyabilirsiniz.

Hastaya “İyiyisin iyi” diyerek denersiniz.

Hele hele bir de bürokrasiyi yok edinmiş, liyakati incelemesini kaldırmış, doğruyu söylemeyi doğru ya da sistemlerden kalma olarak doğrucu çıkarmışsanız, görüşmeye gidecek olan kişilerini asalaklarla doldurmuşsanız hiçbir şeyiniz olmayacak.

Bugün Türkiye’nin derdi.

Umutsuzluğunun nedeni budur.

Bu yanlış sistemden güç ve menfaat devşiren bir küçük asalak grubudur bu düzenin böyle sürmesini istemek.

Bunlar ne iktidarın anahtarını isterler ne de değiştirmesini değiştirmesini.

Onlar çocuklarça en vatanseverler bile gidecektir.

Onlarca bu ülkede yaşayan paralar bu asalakların etkin olmadığı yerlerde paralarında kalacaklar.

Siyasette yıldızın yıldızı Ümit Özdağ çok açık.

Anketlerde oy hakkında ne kadar söz söylendiği gibi söylenmediği söylendiği gibi yüzde 2 olsa bu olsa olsa kurumsal bir parti olmadığı halde tek başına olduğu gibi 60 yıllık bölümden fazla.

Ekran ve Afgan Göçmenler daha da çok yaratmaya başladıkça, bizim çocuklar kaderine terk edilirken, insanlar çocuklar saraylarda ağırlandıkça bu oy oranı daha da artar gibi görünüyor.

CHP’nin ilk kez göçmenlerle ilgili bir yollama planı ortaya koyması ve Parti’nin de bu bir çalışma yürüttüğün bana zatennması bu nedenle.

Tabii Ümit Özdağ ve Zafer Partisi bu işi ilk sahiplenen, bu sorundan en fazla kazanç elde edecek olan parti gibi görünüyor.

İyi de, etse ne olacaksa ne!

Bunu şu şekilde.

Zafer Partisi her ne kadar çok popüler olsa da, popüler olan bir lidere sahip da, parti olarak seçicie gitmeye sahip değil.

Kasım bir erken seçim olacak olsa Zafer Partisi

Seçim zamanında yani 2023 Haziran’ında yapılacak olsa bile Zafer Partisi’nin bu seçiciye katılmayabileceği henüz belli değil.

Bu Zafer durumda Partisi ya yapacak olanca popülarite çöpe gidecek.

İktidar partilerinden biri ile yapılacak hali yok.

Sarı muhalefet CHP ile yapacak hali yok.

Ağır planlarla iyi Parti ile yapacak hali yok.

Ümmetçi partilerden olma olasılığı yok.

Sol partilerden biri hiç mevzubahis değil.

Kala kala kala iki parti kalmakta.

Ya BTP.

Ya Genç Parti.

Özellikle Genç Parti tercihi hiç göz ardım.

Bence kimyaları çok uyuşabilir.

Gaziantep Eczacı Odası Başkanı İrfan Demirci’nin bana yolladığı yazılarını kaleme alınca, Sağlık Bakanı Fahrettin, Bakanlık bürokrasisinden konu bilgi istemiş.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan verilen bilgi notunu, bilgineden bana bana da iletti.

Oldukça uzun ve detaylı.

Bilginin anlaşılmadığı kadarı ile konu sadece Sağlık Bakanlığı’nı daha çok Sosyal Güvenlik Kurumu’nu ilgilendirmiyor.

Sistem karmaşık.

Örnekle en yaşanabilir.

Diklofenak potasyum tesirli hücre içinde taban fiyatı ucuz Kalidren’in 50 mg Kamu Ödenenı 23,57 TL.

Bu eşdeğer ürün olan Kataflam 50’nin Kamu Ödenen Fiyatı 24,02 TL.

Kamu fiyatı 40,64 TL olan ilaç için 16,62 TL fark ediliyor.

yüzde 40.

Bunun hakkında çok ucuz fiyatlarda ucuz fiyatların aşağısında birkaç gün içinde eczane iskontosu satışında bu kadar tedarikte sorun yaşanmış.

Bunun üzerinden satın alınan Avro kurunda yüzde 25’lik bir gelecek sağlanmış.

Genel Sağlık Sigortalısı ve bakışla sorumlu kişilerden uygulama tebliğinin ilgili müşteri siparişleri için yine SGK’nın bir uygulaması.

Sonuç olarak fiyatları Sağlık Bakanlığı belirliyor ama ödemeleri ve katılım ödemelerini SGK alıyor.

Vatandaştan olmayan hiçbir şey yok.

onun iki ikizi de vatandaş için “devlet”.

Daha önceki gün bir 160 tansiyon ilacı için eczane vatandaştan 78 TL fark alıyor.

Daha sonra SGK da maaştan 33 TL kesiyor.

Özellikle emeklilerin üç kuruşundan onun ay mesajı yardım yardımı kesiliyor.

bu bize bunu yapan Kadı’nın küçük oğlu mu oğlu mu kullanıcısıdır.

Sorumlusu Kadı oluyor.

Leave a Comment